Avrupa Birliği hassas veriler için ABD merkezli bulut sistemlerini sınırlandıracak
Investing.com – Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, dijital bağımsızlık stratejisi kapsamında kamu kurumlarının sağlık, finans ve yargı gibi kritik alanlardaki verilerini ABD merkezli bulut sistemleri yerine Avrupa merkezli altyapılarda barındırmasını öngören yeni bir düzenleme üzerinde çalışıyor. “Teknoloji Bağımsızlık Paketi” kapsamında değerlendirilen bu hamleyle, Birliğin teknoloji alanındaki dış bağımlılığının azaltılması ve veri güvenliğinin en üst düzeye çıkarılması hedefleniyor.
Dijital egemenlik yolunda stratejik kısıtlama hamlesi
ABD merkezli yayın kuruluşu CNBC tarafından aktarılan bilgilere göre Avrupa Birliği Komisyonu, kamu kurumlarının hassas nitelikteki verilerini işlerken kullandıkları dijital altyapılara yönelik köklü değişikliklere hazırlanıyor. Hazırlanan planın odağında, özellikle sağlık, finans ve yargı verilerinin ABD merkezli bulut sistemlerinde tutulmasının sınırlandırılması yer alıyor. Bu adımın, AB’nin teknoloji alanındaki dış bağımlılığını asgari düzeye indirmeyi hedefleyen Teknoloji Bağımsızlık Paketi‘nin en kritik ayağını oluşturduğu ifade ediliyor.
Teknoloji Savaşlarında Kazanan Şirketleri Keşfedin
Avrupa’nın teknolojik bağımsızlık hamlesinin sektör devlerine etkisini WarrenAI ile anında analiz edebilir ve bu stratejik değişimden güçlenecek bulut bilişim şirketlerini Hisse Görüntüleyici üzerinden filtreleyebilirsiniz. Ayrıca, yapay zekâ destekli ProPicks listelerimizle piyasadaki yeni büyüme fırsatlarını kaçırmayın.
InvestingPro’yu Hemen Keşfedin
Yasal Uyarı: Yatırım tavsiyesi değildir.
Düzenleme önerileri, ABD merkezli dev teknoloji şirketlerinin tamamen yasaklanmasını içermiyor. Bunun yerine, kamu kurumlarının en yüksek öneme sahip verileri söz konusu olduğunda yerli kapasite kullanımının zorunlu hale getirilmesi amaçlanıyor. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan bir AB Komisyonu yetkilisi, stratejinin temel felsefesini şu sözlerle açıkladı: “Temel fikir, belirli sektörlerin Avrupa bulut kapasitesinde barındırılması gerektiğini tanımlamak.”
Güvenlik endişeleri ve Cloud Act yasasının etkisi
Avrupa’da dijital bağımsızlık çağrılarının güçlenmesinin arkasında, ABD ile yaşanan siyasi gerilimler ve hukuki uyuşmazlıklar yatıyor. Haberde, özellikle Donald Trump yönetimi döneminde tırmanan gerilimin ardından Avrupa’nın kendi kendine yetme arzusunun arttığı vurgulandı. ABD’de 2018 yılında yürürlüğe giren Cloud Act (Bulut Yasası), Amerikan hükümetinin yerel şirketlerden kullanıcı verisi talep edebilmesine imkan tanıyor. Bu durum, verilerin fiziksel olarak nerede saklandığına bakılmaksızın ABD makamlarının erişimine açık olması riskini doğurduğu için Avrupa cenahında ciddi güvenlik tartışmalarına yol açtı.
Söz konusu süreç, üye ülkelerin bireysel hamleleriyle de destekleniyor. Fransa’nın bu yıl devlet kurumlarının kullanımı için kendi özel video konferans sistemini duyurması ve AB’nin Avrupa merkezli bulut projelerine milyonlarca eurodüzeyinde destek vermesi, bu genel stratejinin somut adımları olarak gösteriliyor. Komisyon yetkilileri, görüşmelerin devam ettiğini ve henüz nihai bir kararın verilmediğini hatırlatırken, sürecin şeffaf bir şekilde yönetildiğini belirtti.
Teknoloji paketinde üye ülkelerin onayı bekleniyor
Hazırlanan kapsamlı paketin sadece bulut sistemleriyle sınırlı kalmadığı, aynı zamanda Avrupa merkezli yapay zekâ, çip projeleri ve genel dijital altyapı çalışmalarını da desteklediği bildirildi. AB Komisyonu sözcüsü, yürütülen çalışmaların vizyonunu şu şekilde özetledi: “Avrupa’nın uyanması ve kendini toparlaması.” Bu ifade, Birliğin küresel teknoloji pazarında pasif bir kullanıcı olmaktan çıkıp, kendi standartlarını belirleyen bir aktör olma kararlılığını simgeliyor.
Söz konusu düzenlemelerin ve kısıtlamaların resmiyet kazanarak yürürlüğe girebilmesi için Avrupa Birliği’ne üye 27 ülkenin tamamının onayı gerekiyor. Onay sürecinin ardından, kamu kurumlarının veri depolama alışkanlıklarında köklü bir değişim yaşanması ve Avrupa merkezli teknoloji şirketlerinin pazar payının artması bekleniyor. Uzmanlar, bu gelişmenin Mayıs ve Haziran aylarındaki diplomatik temaslarda öncelikli gündem maddelerinden biri olacağını öngörüyor.
Tereddüt ederken çok şey kaybediyorsunuz.
Siz beklersiniz ancak piyasa siz olmadan da hareket eder. InvestingPro, kurumsal düzeyde verileri ve yapay zekâ destekli içgörüleri elinizin altına sunuyor. Ve bunu kurumsal fiyat etiketiyle değil, çok ucuza yapıyor.
Beklemeyi bırakın. Güvenle yatırım yapmaya başlayın.
Temmuz Kampanyası – InvestingPro’da %60 İndirim








